18 Aralık 2011 Pazar

 Ayrılıkların koca bir klişeden ibaret olduğunu farkettim. Daha doğrusu erkeklerin terk ediş sahnelerinin.Hepsi internette yazdığından şüphe ettiğim bazı cümleleri koyala yapıştır yöntemi ile kullanıyorlar.Bunda çok ciddiyim,yoksa erkek neslinin hepsinin 'sorun sende değil bende' demesinin mantıklı bir açıklaması olamaz.
 Yaratıcılıktan yoksunlar mı yoksa gelenekler her zaman işe yarar mantığıyla mı nedir hepsi aynı cümle kalıplarını kullanıyor.Hangi aklı başında insan kendini aşalayıp karşı tarafa 'sen daha iyilerine layıksın'der ki.Lan çüksüz madem ben senden daha iyilerine layıktım, o zaman niye götümden fino köpeği gibi ayrılmayıp daha iyisini bulmama engel oldun!Bencil herif zamanımı çalmasaydın.
 Dürüst olmanın bazı durumlarda pekte iyi olmadığını hepimiz biliyoruz ama kendince karşı tarafı kırmamak için böyle saçma sapan konuşmanında alemi yok.Yani sen böyle söylediğinde sadece sinir bozucu oluyorsun. Kendini bu kadar küçük düşürüp karşı tarafa sen malsın bunu yutarsın demenin ne alemi var.Hem kendini zorla yamamayıp sonrada haa ben salağım jeton yeni düştü neyse kusura bakma sen bunu da atlatırsın hem ilk defa dehlenmedin ya demenin ne alemi var.
 Rica ediyorum sevgili beyler ne kendinizle daşşak geçtirin ne de bizim sinirlerimizi bozun.Kimse sizin için ölmüyor bunu kabul edin!

14 Aralık 2011 Çarşamba

Evet tarihin ortanca çocuğu benim..

Her zaman istediği şeyi elde eden,herkes tarafından sevilen, başarılı insanlar vardır, ben hiçbir zaman onlaran biri olmadım.Ya başaramadım ya da elimden alındı.Ben yinede mutsuz olmaya gerek yok,yıkıldıysa yeniden yaparım dedim ama ben yaptıkça hayat 'sen bunu hakketmiyorsun' deyip sıfıra indirdi beni.
Sonunda karar verdim bende 'kötü bir insanım ve bu Tanrının beni cezalandırma biçimi' diye. Farkettim ki öyle değil, ben kötü biri olduğum için kaybetmiyorum ;dünyada bir eşitsizlik var, bende onun sıradan bir parçasıyım.

Aslında bizi yanlış yönlendiren çocukluğumuzda bize anlatılan masallar.Her zaman iyilerin kazandığı kötülerinse sonunda kaybettiği masallar koca bir yalan.Mutlu olmak için iyi ve saf olmak gerekmiyor,kötüler kazanıp iyilere götleriyle gülüyorlar.Bizde koca bir bunalımın içinde yeniden kazanma savası veriyoruz,hiç kazanamaacağımızı bile bile. O kadar da inanmıştım ki iyi bir kız olursam şirinleri görebileceğime.
Hiç sahip olmayacağım şeyleri hayal edip, hiç olmayacak inançların içindeyim.Evet kesinlikle o bahsedilen tarihin ortanca çocuğu benim. Sistemin benden istediği mutluluk formülünü uygulayıp,her zaman acı çekip yalnız kalmaya mahküm insanım. İnançlarım uğranı insanları üzmeyip benden istenenleri yaptığım içinde suçluyum.
Özür dilemek istiyorum. Cadının verdiği elmayı yiyip hiç gelmeyecek prensimi beklediğim, kötü üvey kardeşlerimi sevdiğim,kurbağının prens olacağına inandığım için..