Beklentiyi düşük tut, yoksa o seni düşürür!
ailelerin her zaman kafasında oluşturduğu ideal evlat tabusu hayatımın içine sıçmaktan öte bir durumu geçti artık. Türk filmi tadında bir aileye sahibim. Ben doğmadan önce sevgili ebeveyinlerin o kadar hata yapmıs ki ben maça direk yenik girdim.
Ailenin genelde kötü çocuğu benimdir. Bir kısmı beni severken diğer kısmı uyuz olur ,sonra taraflar değişir ama bi traf bana gıcık oluyordur. Hiç hatırlamam hepsinin aynı anda beni sevdiğini.Ne zaman biri hata yapsa ben o arada bi cümle etsem o cümle dünyanın en büyük olayı olur ve ben günah keçisi seçilirim.Çocukken bu beni o kadar üzerdi ki sevgi arsızı oldum sonunda. Bir gün dedim 'kızım ya hepsi seni sevecek ya sevecek' Tabikii bu işte tutmadı. Bende bundan da vazgeçtim.
Baktım beni sevmeleri beklemek çok zor bende beni sevmemelerini istedim. Bende onları çok sevmedim. Aileden gelen gollerden biriyle kimi sevsem terkedildiğimi öğrendim. Sevme dedim bende kendime ama her komutu yanlış anlayan beynim bunu da çok sev olarak anladı.
Neyse konudan sapmayalım.Ailede bana yüklenen rol sonucu okul hayatım boyunca herşeyi doğru yapmam, kusurlarım olmaması en yüksek notu ya alıcam ya ölücem gibi kurşun kalemli bir yaratık oluşturdular. Ama bünye bi yerekadar götürdü bunu! Bir yerde yemişim okulunu dedim. Ama onların bu saniyede bana yılın gerizekalısı ödülünü vereceklerini bilemedim.
Tek bir hata senin kişiliğini belirleyebilecek birşeyse. Merhabaa yüzlerce hata yaptım !
27 Ocak 2012 Cuma
12 Ocak 2012 Perşembe
Yine ben kaybettim, eski sevgili kazandı!
Eski sevgililerimle ilgili problemim yok ,eski sevgilimle ilgili problemim var. Hayatınızda takıntılı olduğunuz birini düşünün. Düşüncelerinizin temeli, hayattaki en büyük arzunuz. Geri dönse bu 'bu mu lan ?' diyeceğiniz ama yokken 'lanet olsun istiyorum onu' dediğiniz insanı.Hah işte o da benim eski sevgilim can can. Hayatım da olmamasının kalbimdeki boşluk dışında bir boka yaramadığı insan.
Hayır beni terketmiş olması , bi daha arayıp sormaması ,aradığımda suratıma telefonu kapatmış olması gibi durumları geçtim benim hayatım böyle boka sararken adamın istediği herşeyi elde etmesi beni çıldırtıyor! Haksızlık değil mi bu adam hayatımın içine gitti eli, kolu, götü balda yaşıyor ben burada Halil Sezai mod isyandayım.
Son darbeyi de erasmus sınavında yedim.Sabah kalktım gittim sınava nursuz suratım ve ben. Tam kapıda 'nerde girecem yae' diye bakınırken beyimiz tüm umarsamaz tavrıyla orada duruyor.Onu gören benim halimi bir hayal etsenize. Elim ayağım boşaldı,resmen mal oldum. Anında kaçtım oradan ama sınav boyu herifi düşündüm. Sonuç ne mi ? O sınavı kazandı beni terk etme bahanesi olan 'ben italyaya gideceğimi' gerçekleştiriyor. Ben elim götümde yine ' ne yakısırdı kar ama Ankaraya' klişeleriyle kaldım.
Hak mı reva mı bu bana ? İnşallah İtalyada gay erkeklerin eline düşer, orası burası mıncıklarınır da gittiğine pişman olur. Ya bi İtalyan taşı bulup dönerse? Aha o zaman işte yine 'isyaeeaannn'!!
Not: keşke gelirken bir çift rugan ayakkabı alsa yae paraya kıyıp (cimri,pinti herif para gidecek diye su içmez!)
Eski sevgililerimle ilgili problemim yok ,eski sevgilimle ilgili problemim var. Hayatınızda takıntılı olduğunuz birini düşünün. Düşüncelerinizin temeli, hayattaki en büyük arzunuz. Geri dönse bu 'bu mu lan ?' diyeceğiniz ama yokken 'lanet olsun istiyorum onu' dediğiniz insanı.Hah işte o da benim eski sevgilim can can. Hayatım da olmamasının kalbimdeki boşluk dışında bir boka yaramadığı insan.Hayır beni terketmiş olması , bi daha arayıp sormaması ,aradığımda suratıma telefonu kapatmış olması gibi durumları geçtim benim hayatım böyle boka sararken adamın istediği herşeyi elde etmesi beni çıldırtıyor! Haksızlık değil mi bu adam hayatımın içine gitti eli, kolu, götü balda yaşıyor ben burada Halil Sezai mod isyandayım.
Son darbeyi de erasmus sınavında yedim.Sabah kalktım gittim sınava nursuz suratım ve ben. Tam kapıda 'nerde girecem yae' diye bakınırken beyimiz tüm umarsamaz tavrıyla orada duruyor.Onu gören benim halimi bir hayal etsenize. Elim ayağım boşaldı,resmen mal oldum. Anında kaçtım oradan ama sınav boyu herifi düşündüm. Sonuç ne mi ? O sınavı kazandı beni terk etme bahanesi olan 'ben italyaya gideceğimi' gerçekleştiriyor. Ben elim götümde yine ' ne yakısırdı kar ama Ankaraya' klişeleriyle kaldım.
Hak mı reva mı bu bana ? İnşallah İtalyada gay erkeklerin eline düşer, orası burası mıncıklarınır da gittiğine pişman olur. Ya bi İtalyan taşı bulup dönerse? Aha o zaman işte yine 'isyaeeaannn'!!
Not: keşke gelirken bir çift rugan ayakkabı alsa yae paraya kıyıp (cimri,pinti herif para gidecek diye su içmez!)
1 Ocak 2012 Pazar
Benimle mi birliktesin,yoksa arkadaşınla mı ?
Kim demişse kadınlar ve erkekler arkadaş olamaz diye kesinlikle doğru demiş.Asla bunu sebebi hormonal çekimle, seksle ilgili değil.Bu kıskançlıkla ilgili evet kesinlikle onunla ilgili.
Düşünün çok yakın bir arkadaşınız var ve sap haliyle herşeyi birlikte yapıyorsunuz, her anında yanındasın ama birden hatunun ya da herifin teki geliyor ve onun ilgisini sizden çalıyor. Siz olmuyorsunuz artık onlar ve sen kalıyorsun geriye, ha bi de senin sevgilin yoksa boku yedin arkada 'yalnızım dostlarım' çalar hep.
Duruma arkadaş açısından baktığında böyle bi de sevgili aşamasından bakalım. En sonunda millete 'boku yediniz oğlum benim sevgilim var her gece seks her gece güreş' diyecek duruma gelecekken arkadan şu cümle belirir 'o benim çok yakın arkadaşım ama'. Pezevenk geçen gece adını bile hatırlamıyordun cicikleri görünce! Siz buluşamazken ikisi birlikte olurlar,senin hakkında konuşurlar arkadaş arkandan sallar sevgili bi bok demez, hangi pozisyonda seviştiğinizi konuşur yataktaki halinle daşşak geçerler.
Göründüğü gibi ilişki iki taraf açısından da beter hele kızlar arasında. İki tarafta için için birbirinden nefret eder bazen bir taraf anlayışlıdır ki genelde anlayışlı olan taraf yalnız kalmaya mahkümdur. İki tarafın yakın arkadaş olma olasılıkları hesaplanmalı ve ona göre tanıştırılmalı aksi halde ikisinin birlikte olması her açıdan zararlıdır. Birlikteyken birbirlerine bakıp içlerinden 'lanet olası orospu'derken gülümserler ve birinin kalkıp mekanı terketmesiyle anından arkasından konuşmalar başlar.
Bu hikayedeki iki karakterde oldum ben.Karşımdakinden tiksinmeme rağmen arkadaşıma ya da sevgilime hiç bişey demedim. Cümleleri hep sence diye kurdum ama buna rağmen nefret edilen ve terkedilen sürtük ben oldum. Bi keresinden sevgilim benden ayrılırken 'arkadaşlarımlada konuştum ayrılmamızın en doğrusu olduğunu söylediler 'dedi. Çüksüz arkadaşlarını ilişkimiz boyunca bir kere görmedim, peki bu insanlar benim neyime kusur buluyorlarda ayrılın diyo. Hele daha felaketi ben sevgilim ve onun korku filmi cadısı arkadası aynı yerdeysen benim yan odaya geçmemle kız 'iğrenç lan bu ' dedi. Ayna diye bişeyden haberin yok, öz eleştiriyi bilmiyorsun da eh be koca ağız ayıp lan bekle de sonra yap dedikodumu.
Sözün özü şu ki arkadaşlar ve sevgililer bi arada çok zor yürür yani kızlar cephesinde böyle. Ya hormonlar ya arkadaşlık hepsi bu..
Kim demişse kadınlar ve erkekler arkadaş olamaz diye kesinlikle doğru demiş.Asla bunu sebebi hormonal çekimle, seksle ilgili değil.Bu kıskançlıkla ilgili evet kesinlikle onunla ilgili.
Düşünün çok yakın bir arkadaşınız var ve sap haliyle herşeyi birlikte yapıyorsunuz, her anında yanındasın ama birden hatunun ya da herifin teki geliyor ve onun ilgisini sizden çalıyor. Siz olmuyorsunuz artık onlar ve sen kalıyorsun geriye, ha bi de senin sevgilin yoksa boku yedin arkada 'yalnızım dostlarım' çalar hep.
Duruma arkadaş açısından baktığında böyle bi de sevgili aşamasından bakalım. En sonunda millete 'boku yediniz oğlum benim sevgilim var her gece seks her gece güreş' diyecek duruma gelecekken arkadan şu cümle belirir 'o benim çok yakın arkadaşım ama'. Pezevenk geçen gece adını bile hatırlamıyordun cicikleri görünce! Siz buluşamazken ikisi birlikte olurlar,senin hakkında konuşurlar arkadaş arkandan sallar sevgili bi bok demez, hangi pozisyonda seviştiğinizi konuşur yataktaki halinle daşşak geçerler.
Göründüğü gibi ilişki iki taraf açısından da beter hele kızlar arasında. İki tarafta için için birbirinden nefret eder bazen bir taraf anlayışlıdır ki genelde anlayışlı olan taraf yalnız kalmaya mahkümdur. İki tarafın yakın arkadaş olma olasılıkları hesaplanmalı ve ona göre tanıştırılmalı aksi halde ikisinin birlikte olması her açıdan zararlıdır. Birlikteyken birbirlerine bakıp içlerinden 'lanet olası orospu'derken gülümserler ve birinin kalkıp mekanı terketmesiyle anından arkasından konuşmalar başlar.
Bu hikayedeki iki karakterde oldum ben.Karşımdakinden tiksinmeme rağmen arkadaşıma ya da sevgilime hiç bişey demedim. Cümleleri hep sence diye kurdum ama buna rağmen nefret edilen ve terkedilen sürtük ben oldum. Bi keresinden sevgilim benden ayrılırken 'arkadaşlarımlada konuştum ayrılmamızın en doğrusu olduğunu söylediler 'dedi. Çüksüz arkadaşlarını ilişkimiz boyunca bir kere görmedim, peki bu insanlar benim neyime kusur buluyorlarda ayrılın diyo. Hele daha felaketi ben sevgilim ve onun korku filmi cadısı arkadası aynı yerdeysen benim yan odaya geçmemle kız 'iğrenç lan bu ' dedi. Ayna diye bişeyden haberin yok, öz eleştiriyi bilmiyorsun da eh be koca ağız ayıp lan bekle de sonra yap dedikodumu.
Sözün özü şu ki arkadaşlar ve sevgililer bi arada çok zor yürür yani kızlar cephesinde böyle. Ya hormonlar ya arkadaşlık hepsi bu..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

